• Egeye Dönüş

ÇANAKKALE BİLDİĞİNİZ GİBİ DEĞİL! - 2

En son güncellendiği tarih: 26 Haz 2019

Mart 18 2017




Nusret Mayın Gemisi İmitasyonu

Dönüş yolunda Çanakkale merkeze uğradığınızda, Çanakkale Deniz Müzesi Komutanlığı’nda tarihi Nusret mayın gemisinin bir imitasyonu ile karşılaşırsınız. Bu imitasyon 2011 yılında İstanbul Tersanesi Komutanlığı’nda bire bir ölçülerde yapılmıştır. I. Dünya savaşı esnasında, Almanya bölgeye 406 deniz mayını depolamıştır (Tarakçı, 2015). Nusret Mayın Gemisi son kalan 26 mayını boğaza döşeyerek savaşın gidişatını değiştirmiştir. İngiliz donanmasına ait IRRESISTTIBLE ve OCEAN gemileriyle, Fransız donanmasına ait BOUVET zırhlı gemilerinin boğazın karanlık sularına gömülmesini sağlayan mayınları Nusret 7 Mart 1915 gecesi döşemiştir.

Nusret 1955 yılında ordudaki hizmetini tamamladıktan sonra, 1962 yılında satılarak özel şirketlerce kuru yük gemisi olarak kullanılmıştır. Ekonomik ömrünü tamamladı gerekçesiyle terk edilen Nusret 1990 yılında Mersin Limanında alabora olmuştur. 1999 yılında gönüllü kişilerce tekrar yüzdürülüp, müze olması için kampanya düzenlenmiş, kimse ilgi göstermeyince jilet yapılmaya mahkûm edilmiştir. 2003 yılında, "Nusret, Mersin Limanında jilet olacağı günü beklerken biz burada rahat uyuyamazdık" diyen Tarsus Belediyesi'nce, Tarsus’taki Çanakkale Parkında Müze olarak sergilenmeye başlamıştır.

Çanakkale Gezi Haritası

Gelibolu Yarımadası Milli Parkı 33 bin 490 hektarlık yüzölçümüne sahiptir ve 1973 yılında milli park olarak ilan edilmiştir. Türkiye’nin en çok ziyaret edilen tarihi savaş alanlarından olan Gelibolu Yarımadası Milli Parkı, 56 yerli anıt ve şehitlik, 35 yabancı mezar ve anıt barındırmaktadır (Çanakkale Kültür Turizm, 2015).

Çanakkale Şehitler Abidesi

Çanakkale Şehitler Abidesi’nin de ilginç bir öyküsü vardır. Hisarlık burnu üzerindeki Şehitler abidesi 1960 yılında açılmıştır ve 41,7 m. yüksekliğiyle devasa bir eserdir. Bu dev anıt için genellikle 41 metre yüksekliğindedir, bilgisi verilip rakam yuvarlanır. Bölgeyi ziyaret ettiğimizde bize rehberlik eden ve (üzülerek) adını hatırlayamadığım rehberimizin anlattıklarını dinleyince ben yuvarlama yapmadan tam ölçüyü vermeyi daha uygun buldum. Hikaye şöyle; bir gün Atatürk'ün yakın arkadaşı olan gazeteci Ruşen Eşref Bey, Atatürk'e "Paşam Gelibolu Yarımadası’na bir şehitler abidesi yapalım, sizce boyu ne kadar olsun?" diye sorar. Atatürk "Oraya 40 metre boyunda bir anıt dikseniz bile şehitlerimizin hakkını ödeyemeyiz" diye cevap verir. Çanakkale Şehitler Abidesi Atatürk'ün tasvir ettiği şekilde 40 m. boyunda bir anıt olarak yapılacakken daha sonra, “yine de hakkını ödeyemezsiniz” dendiği için; üstüne Atatürk'ün boyu olan 1,70 m.ilave edilerek, 41,7 m. boyunda inşa edilmiştir.


Peynir Helvası - 1

Çanakkale denilince akla gelen önemli bir lezzet ile bitiriyoruz bu harika coğrafyadaki gezimizi. Peynir Helvası… Çanakkale’ye has bir lezzet klasiğidir peynir helvası. Komşu Balıkesir’in Hoşmerim’i ile karıştırılsa da aslında tamamen birbirinden farklı lezzetlerdir bu ikisi. Peynirin tatlılarda kullanımı eskisi gibi şaşırtıcı gelmiyor artık insanlara. Ancak fırınlanmış ya da fırınlanmamış peynir helvasını tattığınızda bu inanılmaz lezzet karşısında şaşırmamanız elde değil doğrusu. Çanakkale’de peynir helvası üretimi yaklaşık 100 yıllık bir geçmişe sahip. Ancak ticari anlamda üretiminin son 30- 35 yıl içinde yoğunlaştığı söylenebilir. Küçükbaş hayvanların sütünden yapılan peynir helvası, daha lezzetli bir şekilde karşımıza çıktığından daha çok yaz aylarında üretilirmiş eskiden Çanakkale’de... Fakat günümüzde her mevsim yeterli süt bulunabildiği için kendine has aroması, damaklarda yerleşen müthiş lezzeti ile her zaman bulunabiliyor peynir helvası.

Peynir Helvası - 2

Panoramik Açıdan Çanakkale Şehitler Abidesi

Çanakkale coğrafyasında ve özellikle şehrin Ege’ye bakan yöresel atmosferinde yaptığımız bu gezi çok eksik aslında… Truva’nın tarihini, Gökçeada ve Bozcaada’nın balık ve üzümlerini, Asos’u, sardalye ve uskumrunun nefasetini anlatmayı başka bir yazıya bırakarak; Egeye Dönüş’te bir de Çanakkale var yol üstünde demeye çalıştık sadece, sürç-i lisan ettiysek affola…

Kaleme alan: Hüsnü Egemen ABİRDÂN


3 görüntüleme

© 2019 by EGEYE DONUS Creative.

  • INSTAGRAM
  • TWITTER
  • FACEBOOK
  • YOUTUBE