• Egeye Dönüş

DÜNYANIN İLK PLANLI ŞEHRİ: PRIENE

En son güncellendiği tarih: 26 Haz 2019

Nisan 17, 2017



Aydın’ın Söke ilçesinden Didim istikametine doğru yol alırken yaklaşık 25 kilometrelik bir mesafeden sonra yolun sağ tarafında, küçük bir kahverengi tabelanın eşliğinde ulaşacağınız, dağın eteğine kurulmuş ve hala binlerce yıl öncesinin saldırılarına maruz kalma korkusuyla, doğanın koynunda gizlenmiş, gereken özen gösterilmemiş, güzel ama güzel olduğu kadar özel bir yerleşim yeri Priene. Lakin tarihi geziler sırasında rastladığınız, tarihle ilişkilendirilemeyecek kadar yeni ve tarihin aşıladığı milli şuurla örtüşmeyen ithal hediyelik eşya satıcılarının olmadığı… Görevli arkadaşların salaş tavırlarından, kendinizi siftah yapmamış bir dükkânın ilk müşterisi zannettirecek kadar sakin… Geniş ve sessiz alanı arkanızda bırakıp antik kente girdiğiniz hissi vermeyecek derecede sade bir kapıdan giriş yapıyorsunuz.

Menderes Nehri'nin Oluşturduğu Delta Ovası

Çam ağaçlarının arasında parke taşı döşenmiş dik ve sanki yanı başında kıvrılarak süzülen Menderes Nehri’ne özenmişçesine dolambaçlı yol, nihayet sizi etrafı kalın taşlarla örülmüş geniş basamaklı bir merdivene ulaştırıyor. Merdivene atacağınız ilk adım, taş ile kaplanmış bir zeminden, tamamen taştan oluşan başka bir zemine atılmış bir adımdan çok fazlasıdır. Günümüz modern dünyasından tarihin derinliklerine, onlarca yüzyıl geriye atılan bir adımdır.

Tarihe Atılan İlk Adımların Şahidi Olan Merdivenler

Müteakip attığınız her adımda ayaklarınızın altındaki taşların binlerce yıl önce elbette bir hikayesi olan birileri tarafından yerleştirilmiş olduğunu, kaç neslin yüzüne şahitlik ettiğini, hatta içine işlemiş güneşi, yağmuru, soğuğu hissedebilirsiniz parmak uçlarınızda…


DÜNYANIN İLK PLANLI ŞEHRİ; PRİENE

Yağmur suları birikmesin diye ortasına suyolu yapılan muntazam merdivenlerden çıkınca sizi küme şeklinde ev kalıntıları karşılayacak. İmar ve şehircilik müdürlüklerinden yoksun bir dönemde şehri eşit 80 parçaya bölüp, her bölmeye 8 hane sığdırıp, dikdörtgen biçimdeki bu bölmelerin birbirine dik açıyla kesen yollarını inşaa eden ve bütün yol kesişim noktalarının birbirine eşit mesafede olmasını sağlayıp dünyanın ilk ızgara formatında planlanmış şehrini kuran Priene sakinleri, bizlere gecekondu mahallelerinin içler acısı halini hatırlatıp, çarpık kentleşme sorunlarımızla yüzleşmemizi sağlamışlar.

Konut Kalıntıları

Priene Kenti Yerleşim Planı

SEVGİ YOLUNDA HERANIN AŞKI; ZEUS TAPINAĞI Konutların arasından şaşkınlık içerisinde ilerlerken karşınıza Zeus Tapınağı gelecektir. Dikdörtgen biçimde dizayn edilmiş tapınak, ortadaki işlenmiş taşın üzerinde Zeus’un oturup, kutsal yoldan geçip yanına gelecek Hera’yı bekliyor hissi uyandıracak kadar mabet havasını muhafaza etmiş eşsiz bir yapı.

Zeus Tapınağı

RUHSAT ALAMAYAN İNŞAAT; ATHENA TAPINAĞI


Agora yolundan çıkarken sırtınıza gelen tarafa baktığınızda size yıllardan beri coğrafya derslerinde anlatılagelen akarsuların biriktirme şekillerinden olan Delta Ovasını göreceksiniz. 

Menderes Delta Ovası

Menderes Nehri’nin taşıdığı topraklarla oluşturduğu Söke Ovası’nın muazzam büyüklüğü, sizi gezmekte olduğunuz şehrin deniz kenarında kurulduğu gerçeğine inanmakta güçlük çekmenize neden olacaktır.

Agora'ya Çıkan Yol

Yönünüzü keskin uçurumların olduğu, şehirdeki mermer ihtiyacının karşılandığını tahmin ettiğiniz, şehrin sırtını yasladığı dağa döndüğünüzde, göğe doğru uzayıp giden sütunlara ilişecek gözleriniz.

Şehrin Sırtını Yasladığı, Mermer İhtiyacını Karşıladığı Dağ

Tanrılar Tanrısı Zeus’a ne kadar yakın olursa, “Zeytine ve incire and olsun” ayetinden bîhaber, incir ve zeytinin anavatanında kafasına barışın simgesi zeytin dalından taç yaparken, elinden de kalkanını bırakmayan barış ve savaşı bünyesinde barındıran Tanrıça Athena’nın o kadar hoşuna gidecekmişçesine devasa yapılmış sütunlar.


Athena Tapınağı

Sütunlara dokunabiliyorsanız Dünyanın Yedi Harikası’ndan biri olan ‘Mousoleum’un mimarı ‘Pytheus’ ile aynı noktaya dokunuyor olabilirsiniz. Ve üzerine çıkıp fotoğraf çektirdiğiniz tamamlanmamış sütun parçaları tapınak inşaasının ne yazık ki bitirilememiş olduğunun kanıtıdır. Uzun süren savaşlar, yağmalamalar, şehri başka medeniyetlerin ilhakı, tapınağa gereken önemin verilmediğini hatta Kapadokya Kralı’nın oğlu, Priene’de kısa süren Kapadokya Krallığı hakimiyetine Romalılar son verirken, gömüp kaçtığı hazinesini geri almak karşılığında tapınağı onarma sözü verdiyse de sözünü tutmadığını görüyoruz.

ALKIŞ YANKILANMALARI; TİYATRO

Tiyatro, kilise ve mısır tapınakları tabelalarını takip ettiğinizde kendinizi binlerce yıl önce sergilenen bir tiyatro oyununun içinde, günümüz sirk gösterilerini andıran bir gösterinin tam ortasında ya da şehrin genç kralının ateşli bir konuşmasına alkış tutarken bulabilirsiniz. Yaklaşık 7 bin kişilik tiyatro salonunun ilk sırasında oyulmuş mermerden yapılan koltukların şekilleri ve konforu kimlerin oralarda oturabileceğine dair sizlere fikir verecektir.



Antik Tiyatro

Tiyatroda Mermerden Oyulmuş Koltuklar

PRİENE’Lİ BİAS

Tarihe ait olmadığını kabullenmiş, destek demirleriyle sağlamlaştırılıp sokak lambalarıyla aydınlatılması yapılmış yıkık kilisenin duvarlarının yanından geçip, muazzam şekilde kesildiği anlaşılan merdivenlere doğru yönelince, sağınızda ve solunuzda diğerlerine nazaran bir nebze daha şeklini korumuş evlerle karşılaşıyorsunuz. Elbette top oynadığı için annesinden dayak yiyen Pierne’li çocukların seslerini duymuyorsunuz ama arkadaşlarını etrafına toplayıp doğruluk ve dürüstlük üzerine konuşma yapan Bias’ın öğütlerine kulak verebilirsiniz;

Sakınmayı sev,

Saygılı bir dinleyici ol,

Yeri gelince konuş,

Kendine aynada bak, güzel buldunsa onurlu bir biçimde davran, çirkin buldunsa doğanın eksikliğini onurlu bir biçimde davranışlarınla kapat.

Antik Çağ’ın yedi büyük düşünüründen biri; zekası sayesinde şehrini iki kez kuşatmadan kurtaran Bias… Priene kentinin tabi olduğu İyon Uygarlığı üzerine 12 bin dizelik şiir yazan Bias’ı duymaya çalış.

Kim bilir belki de Priene’nin her yerine dağılmış, üzerindeki yazıların hala okunabildiği taşlar, Bias’ın müsveddeleridir. Ya da taşı toprağı altındır diyerek Atina’ya giden hemşerilerinin, bir gün Pierne’ye dönüşlerinde onları karşılamak için bıraktığı bir pusuladır…


Bias'ın Müsveddeleri

Okumak fiili bazen kitapta, bazen tabiatta, bazen de Priene’deki gibi taşlar üzerinde hayat bulur. Egeye Dönüşekibi, tarih, kültür ve medeniyet keşiflerine, sıra dışı okumalarına, kendi ilgi ve bilgi alanı olan Ege’de devam edecek… Keyifli okumalar…


Kaleme alan: Hasan EFE


© 2019 by EGEYE DONUS Creative.

  • INSTAGRAM
  • TWITTER
  • FACEBOOK
  • YOUTUBE